Tunus Deklerasyonu

Tunus Halk Cephesi

Halk Cephesi, Tunus Halk Hareketi Başkanı ve Cephenin liderlerinden Hac Muhammed Brahimi’nin suikasta kurban gitmesinin ikinci yıldönümü münasebetiyle Tunus’un başkentinde toplanan Arap Dünyası’nın önemli parti ve şahsiyetlerine aşağıdaki mevzuları arz etmeyi önemli görmektedir.

1- Arap Dünyası’ndaki gelişmeler normal gelişmeler ve daha önce devam eden sorunlardan ibaret değildir. Söz konusu gelişmeler Sykes-Picot (1916) Anlaşması’ndan sonraki en tehlikeli dönemdir. Bu dönem, bir yandan halkların intifada yoluyla kurtuluş iradesinin, diğer yandan da sömürgeci ve gerici güçlerin bu intifadayı boşa çıkarma çabaları, iç savaş ve terör kullanılarak Arap Dünyası’nı mezhepsel bağlamda ayrıştırma çabalarının çarpışmasıdır. Arap Dünyası’ndaki bu bölünme çabalarını yürüten sömürgeci güçlerin başında ABD, Siyonist İsrail ve bölgedeki ultra gerici güçler gelmektedir. Diğer yandan Libya, Suriye, Irak ve Yemen’de doğrudan askerî müdahaleler yaşanmıştır. Gerici hareket ve gruplar kendilerini Büyük Ortadoğu Projesi’nin gerçekleştirilmesi için adıyorlar.

2- Gerici iç savaş kampanyalarının hedefi; ulusal devletlerin mezhepsel ve ırksal bağlamda bölünmesi, ekonomik, bilimsel, sosyal ve kültürel bütün kazanımların ortadan kaldırılması, Arap ulusunun kültürel belleğinin yok edilmesi, halkların özgürlük, sosyal adalet, demokrasi ve ulusal egemenlik arzuları karşısında bozgunculuğun yaygınlaştırılması, Filistin merkezli Arap davasının parçalanması ve Arap dünyasının zenginliklerinin sömürülmesidir.

3- Bu tehlikeli döneme karşı koyabilmenin tek yolu, mücadele ve devrimci-yurtsever-ilerici Arap güçlerinin direnişi ve bu güçlerin geniş kapsamlı bir Halk Cephesi içerisinde kenetlenmesidir. Bu yolda başarılı bir şekilde, Arap halklarının umutlarını ve emellerini gerçekleştirebilecek bir ilerleme projesi etrafında birleşmesinin garantisi de aşağıdaki hedeflere bağlıdır:

a- Ulusal kurtuluş için mücadele etmek, her türlü yabancı müdahaleye karşı koymak, Arap Birliği’nin ulusal egemenlik ve bağımsızlık bağlamında sağlanması için çalışmak ve bu hedefleri gerçekleştirmek için verilen çabaları desteklemek.

b- Siyonizm’e karşı Filistin’in kurtuluşu için direnişi stratejik bir seçenek olarak desteklemek.

c- Mezhepçi-tekfirci projeyi, sömürgeciliğin ve Siyonizm’in Arap dünyasının varlığını tehdit eden başka bir yüzü olarak ele almak.

d- Vahşi kapitalizme, liberalizme, sömürgeci devletlerin ve finans kuruluşlarının ve bölgedeki vekillerinin her türlü hegemonya çabalarına karşı gelmek, bunlara karşı halkların mücadelesini birleştirmek ve aynı durumda olan başka halklarla uluslararası alanda bağlantı kurmak. Farklı kıtalarda, Latin Amerika, Avrupa ve diğer bölgelerdeki zafer ve kazanımlar tek kutuplu dünyanın sona erdiğini işaret etmektedir.

e- Her türlü sömürgeciliğe, Siyonizm’e, ırkçılığa ve Arap gericiliğine karşı mücadele etmek, ulusal kurtuluş hareketlerinin yanında olmak ve insani davaları desteklemek.

f- İnanç, ırk, cinsiyet ve kültürel olarak her türlü ayrımcılığa karşı gelmek, yönetimin özgür ve nezih seçimlerle belirlenmesini ve güçler ayrılığını garanti altına almak.

g- Halkların doğal zenginlikler üzerindeki egemenliği bağlamında sosyal adaleti gerçekleştirmek ve herkes için onurlu yaşamı hâkim kılmak.

h- Arap Dünyası’nın kültürel ve medeniyet kimliğine saygı göstermek ve bunu hoşgörüsüzlüğe, nefret ve ayrımcılığa karşı eşit etkileşim bağlamında geliştirmek.

i- İnsani bir zeminde yurtsever-ilerici güçlerle ortak bir şekilde hareket etmeye inanmak ve demokratik diyaloğu ihtilafların çözümü için tek yol olarak ele almak.

Bu deklarasyonu kabul eden Arap partileri, örgütleri ve şahsiyetleri, ulusal ve uluslararası mücadelenin somut hedefleri için birlikte çalışmayı taahhüt etmektedir.

Ulusun şehitlerine şan ve ölümsüzlük!

Halkların geleceği için ileri!

25 Temmuz 2015, Tunus

Yorumlar kapatıldı.

Özgürlük Dünyası 2022

Yukarı ↑