Kenan Ateş anısına*

Fırat Çaralan

“Yosun titreşe, yeşilleşe
Işık dura değişe
Öyle bir vakte erdi ki devran
Ha dedi kırdı zincirini
İçerideki adam”

Enver Gökçe
(Bütün Şiirleri, Evrensel Basım Yayın)

* Bu yazı; Kenan Ateş’in parti ve bilim alanındaki çalışmalarının, benim hatırladıklarım ve kendimce önemli gördüğüm dönemsel olaylar ile bağlantılı bir aktarımıdır. Nisan 2016 tarihinde ani bir kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Kenan Ateş’i, politika ve bilim dünyasına katkılarının yanında mütevazi ve yardımsever kişiliği ile her zaman hatırlayacağım.

2006 yılı Evrensel Basım Yayın’ın pozitif bilimler üzerine ilgisinin yoğun olduğu dönemlerden biri oldu. Koşullar, popüler bir bilim dergisi çıkarma tartışması yürütecek kadar kişiyi yayınevinde bir araya getirmişti. Bunun için bir seri toplantı yapılmış ve tartışmalar da epeyce ilerlemişti. O dönem İngiltere’de bulunan Kenan Ateş’i gecikmeli de olsa ekibimize dahil etmiştik. Bu dergi ile amacımız sosyal ve pozitif bilimler içindeki ideolojik ve politik eğilimleri tartışmak, materyalist bir bakış ile gittikçe güçlenen muhafazakar ideolojik yapıyı teşhir etmekti. Bu iş fikren güzel ve heyecan vericiydi, fakat pratikte Kenan Ateş’in aklına pek yatmamış olacak ki, çalışmanın seyrine dair bir dizi eleştirisini bizimle paylaştı. Eleştirilerinin birinde; böylesi bir dergiyi çıkaracak donanıma sahip yazar ve ilişkilerin var olup olmadığını soruyordu. Sosyal bilimler açısından umut vardı, ama pozitif bilimlerde durumumuz neydi? Biyoloji alanında Kenan Ateş’in ilişkisinin olduğu üniversitelerde belirli etkileri olan bir çevre vardı, ama felsefi yönü zengin, popüler bir bilim dergisi için yeterli miydi? Kenan Ateş eleştirisiyle beraber önerisini de yapmıştı. O döneme kadar dört sayısı yayınlanan “Bilim ve Düşünce” kitap dizisini güçlendirmek gerektiğini düşünüyordu.

Tartıştığımız şekliyle; bilimsel tartışmalar için güçlü ideolojik bir platform sağlayacak, günceli yakalayabilecek böylesi bir dergi dönemin ve belki de bugünün ihtiyaçlarından. Ama ne yazık ki düşüncenin doğruluğu ve dönemin ihtiyaçları her zaman o işi yapacak insan gücüyle orantılı olmuyor. Bizde de öyle oldu ve Kenan Ateş’in önerisini hayata geçirmeye karar verdik. Dergi üzerine yürüttüğümüz tartışmalarda; parti kültürü almış, pratik örgüt faaliyetlerinde bulunmuş bir bilim insanın fikirleri ve tavsiyeleri bizim için ön açıcı olmuştu.

Aynı yıl Evrensel Basım Yayın, Steve Jones’in “Neredeyse Bir Balina” çalışması ile 300. kitabına ulaştı. Genetik profesörü olan Steve Jones’in bu çalışması, Darwin’in 1859 yılında yayınladığı Türlerin Kökenine ilişkin evrim kuramının güncel bilimsel kanıtlar ve özellikle de genetik alanındaki dev ilerlemelerle birlikte yeniden yazılmasıydı.

Profesör Steve Jones kitabı yazma sebebini; Darwin’in “Türlerin Kökeni” kitabının Amerika Birleşik Devletleri’nde yeterince okunmaması ve bilinmemesi olarak belirtiyor. Siyasal gericiliğin ve dini otoritelerin her fırsatta çürütmeye çalıştığı, eğitim müfredatlarından ve sosyal yaşamdan uzaklaştırmak için bütün olanaklarını kullandığı, farklı kesimlerin az çok bu tartışmaların içine çekildiği sürekli gündem olan bir teori nasıl bu kadar az bilinebilir? Bu kadar gündem olan bir kuramın, Steve Jones’in teorinin bilinmediğine, çünkü kitabın okunmadığına dair gözlemleri ile tezat oluştursa da, durum bu. Ve bu durum 150 yıldan fazladır böyle sürüp gitmektedir.

Pozitivist-piyasacı eğitim anlayışından muhafazakar-piyasacı eğitim anlayışına geçiş sancılarının yaşandığı Türkiye açısından da durum aynı. Bu geçiş döneminde “Neredeyse Bir Balina” kitabının sadece raflarda yerini alması yetmezdi. Bu Darwin’in “Türlerin kökeni” ile aynı kaderi paylaşacağı anlamına gelirdi. Tanıtım çalışmaları yapmak ve kitabın yazarını da bu sürece dahil etmek, evrim kuramının bu güncel yazımını ete kemiğe büründürmek gerekiyordu. Öyle de oldu. Yayınevi açısından popüler bilim kitaplığının bu güzide örneği hak ettiği ilgiyi gördü. Yazarının Türkiye’ye getirilmesi, bir dizi etkinlikte konuşmacı olarak hem kitabını hem de çalışmalarını tanıtması, tanıtım çalışmalarının boyutunu genişletti. Bu kitabın yayına hazırlık çalışmaları kadar tanıtımında da Kenan Ateş’in emeği büyük oldu. 13 Ekim 2006 tarihinde Radikal Gazetesi kitap ekinde “Darwin bugün yaşasaydı” başlığı ile kaleme aldığı kitabın tanıtım yazısı bizim tanıtım kampanyamızın da çerçevesini oluşturmuştu. İlerleyen dönemlerde Evrensel Basım Yayın popüler bilim kitaplığını daha da geliştirdi. Elbette 2007 yılında İngiltere’den Türkiye’ye dönüş yapan ve Sabancı Üniversitesi’nde çalışmaya başlayan Kenan Ateş’in bilimsel faaliyetleri ile bir bütünlük içinde yürüttüğü yayıncılık faaliyetlerinin önemli katkılarıyla…

2009 DARWİN YILI

TÜBİTAK’ın popüler bilim kitaplığı ve “Bilim Teknik” dergisi; bilime meraklı birçok çocuk, genç ve yetişkin açısından uzun yıllar önemli başvuru kaynağı oldu. Kenan Ateş “Özgürlük Dünyası” dergisinin 142. Sayısında yayınlanan “Bir kitap: hayatın kökleri” makalesinde TÜBİTAK’ın bu çalışmalarında iki ana akım düşünce yapısından bahseder. Bu ikili düşünce yapısında Richard Dawkins gibi biyolojik süreçlere bir amaç yükleyen, kamu tanrıcı-determinist görüşleri eleştirir. Aynı bilim kitaplığı içinde Steven Jay Gould gibi biyolojik süreçlere kendi iç bağıntıları içinde bakan ve diyalektik metodu kullanan yazarlar da bulunuyordu. Bu ikili yapı uzunca bir süre bir arada varolabildi. Ancak 2009’daki bir gelişme bunun daha fazla böyle olamayacağının ilk sinyallerini verdi.

Charles Darwin’in doğumunun 200. ve “Türlerin Kökeni”nin yayınlanışının 150. yılı olması nedeniyle Uluslararası Biyolojik Bilimler Birliği (IUBS) ve UNESCO, 2009 yılını “Darwin Yılı” olarak ilan etmişti. Bu vesileyle dünyanın birçok yerinde evrim ve Darwin başlıklı toplantı, seminer ve çeşitli etkinlikler gerçekleşti. Türkiye’de de Darwin Yılı sebebiyle evrim kuramı televizyon programlarında, dergi ve gazetelerde haber değeri kazandı. Aynı vesile ile TÜBİTAK’ın popüler bilim dergisi “Bilim Teknik”de Darwin yılını ve evrim kuramını Mart sayısında kapağına taşımak istedi. Ancak TÜBİTAK kendi dergisini sansürledi. Kapak konusu değiştirildi ve küresel iklim değişimlerine dönüştürüldü. Haberler “TÜBİTAK’tan inanılmaz sansür” olarak verildi ve dergiyi hazırlayan yayın yönetmeni de görevden alındı. TÜBİTAK çatısı altında evrim kuramının determinist ya da diyalektik yorumlarının her ikisinin de barındırılmayacağı olabilecek en kötü şekilde gün yüzüne çıkmıştı. 2013 yılında ise TÜBİTAK evrim kuramı üzerine yazılan kitapların bilim kitaplığından çıkarıldığının duyurusunu yaptı. Radikal Kitap eki haberi “Evrim gitti, TÜBİTAK rahat etti” şeklinde verdi. Evrensel gazetesi ise “TÜBİTAK, evrimi tamamen yasakladı!” başlığı ile verdi. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi olan pozitivizmin idealizme giden en kestirme yol olduğu savı TÜBİTAK şahsında hayat bulmuş oldu.

TÜBİTAK çatısı altından kovulan bu görüşler farklı dergi ve yayıncılık faaliyetlerinde varlığını sürdürdü. Bunlardan birincisi Kenan Ateş’in dönem dönem yazılarının çıktığı, evrimci görüşü paylaşan liberal ve Kemalist-pozitivist çizgideki yayın organlarıdır. İkincisi de Kenan Ateş’in de bilim kitapları editörlüğü yaptığı Evrensel Basım Yayın’ın temsil ettiği diyalektik-materyalist dünya görüşü çizgisindeki faaliyetlerdir. Burada pozitif bilimler açısından iki dünya görüşü arasında idealist-gerici dünya görüşü karşısında bir ittifak söz konusudur ve Kenan Ateş çalışmalarıyla bu ittifakta hem yazınsal hem de pratik alanda önemli yer tutmaktaydı. Türkiye’de özellikle evrim kuramını savunan bilim çevreleri içindeki yeri de kanımca bu ittifakta attığı doğru adımların bir sonucuydu.

‘DÜNÜ VE BUGÜNÜYLE EVRİM TEORİSİ’

Biyoloji, özellikle de genetik alanındaki bilimsel ve teknik ilerlemeler biyolojinin kendi alanı dışındaki bölümlerde de önemli faydalar sağladı. Yeni nesil DNA dizileme teknikleri, yüzlerce hatta binlerce yıl önce yaşamış canlı kalıntılardaki (tüylü mamut, antik çağ ayıları gibi) kırık DNA’ları dizilemedeki (genetik haritalarının çıkarılması) başarıları ile paleontoloji’ye (Fosil bilimi) önemli katkılarda bulundu. Felsefi-ideolojik yönde katkı ise tersi yönde paleontolojiden biyoloji bilimine doğru gerçekleşti.

Darwin’in evrim kuramı türleşmenin ve evrimin en genel mekanizmalarına biyolojik çeşitliliğin tarihselliği içinde açıklık getiriyordu. Ancak Darwin’in yavaş ve kesintisiz evrim kuramı ara formların eksikliğine açıklama getirmekte yetersiz kalıyordu. Amerikalı paleontolog Stephen Jay Gould ve Niles Eldredge 1972 yılında “Soyiçi tedriciliğe bir alternatif: Türleşme ve Kesintili Denge” adlı makalelerini yayınladıklarında evrim kuramının bu eksikliğini gidermek amacını taşıyorlardı.

Jay Gould ve Eldredge, Darwin’in yavaş ve kesintisiz evrim kuramı yerine ara formlar üzerine yürüyen tartışmaları da araştırarak, kesintilerle ilerleyen aynı zamanda hızlı türleşmelere neden olan çevresel etkilerin varlığını evrim teorisine kazandırmış oldular. Darwin rastlantı ve zorunluluk gibi diyalektiğin en genel yaslarından birini türleşmenin temel nedenlerinden biri olarak canlı doğaya uygulamayı başarmıştı. Çeşitliliğin oluşmasında rastlantı ve seçilimde en uyumlu olanların hayatta kalacağı zorunluluk. Jay Gould ve Eldredge ise sıçramalı evrim teorisi ile doğa bilimlerinin en genel diyalektik yasalarından bir diğerini “nicel-nitel değişimleri yasasını” evrim kuramına ustalıkla uygulamış oldular. Kendi alanlarındaki bilimsel sorunları Gould ve Eldredge gibi diyalektik-materyalist bakış açısıyla ele alan bilim insanı sayısı ne yazık ki çok fazla değil.

2009 Darwin Yılı sebebiyle Evrensel Basım Yayın, Bilim ve Düşünce kitap dizisinin 5. sayısında, bu bilim insanlarının hem kendi alanlarındaki sorunlara dair çözümlerini hem de akıllı tasarımcı-muhafazakar yapıya karşı düşüncelerini bir araya getirdi. Ve kitap Kenan Ateş’in editörlüğünde “Dünü ve Bugünüyle Evrim Teorisi” başlığı ile yayınlandı. Giriş yazısını Kenan Ateş’in yazdığı kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Evrim ve Evrim Tartışmaları, ikinci bölüm ise Evrim ve Yaratılışçılık konularını kapsıyordu. Kitabın yazarları Jay Gould, Eugenie Scott, Steve Jones gibi diyalektik-bütünlükçü metodu alanlarına uygulama gayreti içindeki bilim insanlarından dikkatlice seçilmişti. Bunun iki nedeni vardı:

Birincisi “Yaratılışçı-akıllı tasarım” savunucularıyla gerçek bir ideolojik mücadelede pozitivizm sınıfta kalmıştı. TÜBİTAK’taki gelişmeler bunun bir sonucuydu ve Darwin yılının asıl ruhu diyalektik bakış açısının yaygınlaştırılmasıydı. Diğeri ise bilimin sorunları karşısında diyalektik düşünce tarzını bir çözüm olarak sunmaktı. Kenan Ateş’in teorik çalışmaları ve politik birikimi derginin bu çerçevede hazırlanmasında önemli rol oynadı.

GELECEK

Modern bilim feodalizm ve onun en güçlü kalesi olan kiliseye karşı mücadelede şekillendi. Birçok bilim insanı bu uğurda yaşamını yitirdi. 18. yüzyıla gelindiğinde dağınık ve ham halde bulunan bilim işlenmiş ve kullanıma hazırdı. Ama genel bilimsel görüş o tutucu kabuğunu henüz kıramamıştı. Hala her şey başta nasıl yaratılımışsa öyle düşünülüyordu. Tarihsel bağlarından ve değişim fikrinden uzaktı. 19. yüzyıl bilimsel gelişmeleri ise doğaya bu bakışı kökünden değiştirdi. Enerjinin birbirine dönüşümü yasalarının keşfi, kimyanın çok yönlü gelişimi, jeolojinin levha tektoniğinin keşfi ve kıta hareketlerine getirilen yeni yaklaşımlar bu dönemin önemli bilimsel atılımlarıydı. Darwin’in evrim teorisi de bu gelişmelere biyolojik yaşamı ilave ederek bütünlüklü tablonun eksik parçasını tamamlamıştır. Bu yüzyılda bilim, doğal süreçleri bir bütünlük ve değişim içinde ele alır. Bu bütünlüğü anlama ve değiştirme çabasının bir ürünü olan diyalektik materyalizm de Karl Marx ve Friederich Engels’in şahsında yine bu çağda ortaya çıktı.

  1. yüzyılda ise ABD’de akıllı tasarım savunucuları, ülkemizde yaratılışçı-muhafazakar fikirler ile ortaya çıkan gericilik, bilimi ve onun teorik sonuçlarını Ortaçağ fikirleriyle kontrol altına almaya çalışıyor. Günümüz bilimi tüm diğer ideolojik sapmaların yanında dinin ve siyasal gericiliğin bu her yönlü baskısına karşı mücadelede şekillenecek gibi. Ama bu sefer elinde şimdiye kadar hiç olmadığı kadar güçlü bir yöntem var, tarihsel ve diyalektik materyalizm. Kenan Ateş’in bilimsel ve politik çalışmalarında; diyalektik yöntemi kullanan, toplumsal sorunlar karşısında duyarlı ve toplumu aydınlatma kaygısı taşıyan bilim insanları ile bir araya gelme çabasını görürüz. Çünkü Kenan Ateş’in de aralarında bulunduğu, sayıları az ama güçlü bilimsel yöntemleri ile bu kuşak bilim insanları geleceği temsil ediyorlar.

Yorumlar kapatıldı.

Özgürlük Dünyası 2022

Yukarı ↑