Emperyalizmin Ortadoğu Stratejileri ve Halkların Mücadelesi

Siz dostlarımızı ülkemizde görmek bizim için büyük mutluluktur. Bizlerin dostluğu, işbirliği, dayanışması halklarımız arasındaki dostluğu ve dayanışmayı da geliştirecektir. Dostluk ve dayanışmamızın devamlı olmasını diliyoruz.

 

Yoldaşlar,

Bütün dünyada olduğu gibi, bölgemizde de halkların düşmanı başta ABD olmak üzere emperyalizm ve işbirlikçileridir. Yılladır faşist ve gerici diktatörlüklerin halklarımızı baskı ve sömürüye maruz bırakmasının müsebbibi de emperyalistlerdir.

ABD ve diğer emperyalist güçler Soğuk savaş döneminde SSCB’ye karşı bölgelerimizdeki faşist ve gerici rejimleri kurdular ve korudular. SSCB’nin dağılmasından sonra ise bölgedeki petrol ve diğer doğal kaynaklara el konulması, bölgede tam egemenlik ve Rusya ile Çin’in yolunu kesmek için yeni bir hamle başlattı. ABD emperyalistleri bu hamlelerini önce Büyük Ortadoğu Projesi, daha sonra Genişletilmiş Ortadoğu Projesi ve Kuzey Afrika ismi ile ilan etmişlerdir.

ABD ve müttefiklerinin bu projesi çerçevesinde Afganistan ve Irak işgal edilmiş; İran ve Suriye tehdit edilmiş ve bu ülkelerde ABD yanlısı iktidarlar kurulması için girişimler başlatılmıştır. Filistin ve Lübnan ise emperyalistlere tamamen teslim olmaya zorlanmaktadır. Türkiye, Mısır ve Tunus’ta ise ABD yanlısı, İslamcı görünüşlü “Ilımlı İslam” ismi verilen iktidarlar işbaşına getirilerek İslam Dünyası tümden ABD’ye bağlanmak istenmektedir.

ABD ve müttefikleri, bölgede emperyalizmin klasik yöntemi “böl yönet” politikasını da sürdürmektedir. Dini ve etnik farklılıkları kullanarak GOP’a direnmeye çalışan iktidarları yıkmaya çalışmaktadırlar.

Değerli Arkadaşlar, Yoldaşlar

Emperyalistlerin emelleri ve politikaları böyledir ve hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Fakat, bölgede sadece emperyalistler, işbirlikçiler ve gericiler yoktur. Komünist, ilerici ve yurtsever güçler emperyalistlerin politikalarına karşı mücadele etmektedir. Halklar emperyalist saldırılara direnmektedir. Afganistan ve Irak halklarının emperyalist işgalciler ve işbirlikçilerine karşı direnişi hala sürmektedir. İnanıyoruz ki, Ortadoğu halklarının emperyalizme karşı direnişi yükselerek devam edecektir.

Bize bugün gerekli olan, tek tek ülkemizde farklı boyutlarda süren mücadele ve direnişlerin birleştirilmesi, örgütlerimiz ve halklarımız arasında işbirliği, dayanışma ve koordinasyonun sağlanmasıdır. Bunu başardığımızda zafere giden yol daha da kısalacaktır.

Bölgede yaşanan savaşların ve iç çatışmaların baş sorumlusu olan ADB ve İngiltere gibi işgal güçleri başta Afganistan ve Irak olmak üzere bölgeyi tamamen terk etmelidir. Öte yandan, Siyonist İsrail işgal ettiği bütün toprakları derhal terk etmelidir. Emperyalistler Lübnan üzerindeki oyunlara son vermelidir. İşgal güçleri Irak ve Afganistan’ı terk etmeli; Irak ve Afganistan halkları kendi kaderlerini belirlemelidir. Filistin göçmenleri özgürce topraklarına dönmeli ve Filistin toprakları birleştirilerek egemen Filistin Devleti dünya ulusları içinde yerini almalıdır.

Emperyalistlerin işgali sonucu Afganistan ve Irak’ın altyapısı çökmüş bulunmaktadır. Çökertilen altyapının yeniden inşaası için işgalci güçler tazminat ödemeli, yeniden inşa faaliyeti, bölge halklarının inisiyatifinde gerçekleşmelidir.

Sevgili Dostlar, Yoldaşlar,

Ortadoğu’da dört ülkeye yayılmış ve nüfusu 30 bin dolayında bir halk olarak Kürtler, bölgenin demokratikleşmesinde en çok yararlanacak halklardan biri olduğu kadar, aynı zamanda bölgenin demokratikleşmesinde önemli rol oynayacak halklardan biridir. Özellikle de Türkiye’de son aylarda sınır ötesi operasyonlarla da gündeme gelen ve Türkiye’nin Irak’taki savaşa bulaştırılmasını gündeme getiren Kürt sorununun çözülmemiş olması; tüm bölge için son derece önemlidir.

Çünkü; bırakalım başka şeyleri, ABD ve AB bölgeye müdahalelerinde Kürt sorununun çözülmemişliğini dayanak yapmakta; Kürt halkını yedekleyerek kendilerinin bölgedeki askeri müdahalelerini meşrulaştırmayı amaçlamaktadırlar. Bu yüzden de; Ortadoğu’da emperyalizme karşı mücadelede halkları birleştirmede en önemli dayanaklardan biri de Kürt sorununun demokratik çözümü için bölge ülkelerinde adım atılması olacaktır.

Türkiye’de biz; Türkiye’nin diğer demokratik güçleri; Kürt sorununun çözümü için, Türkiye’yi yönetenlerin kendi Kürtleriyle konuşmasını, onların isteklerini gözeten bir çözüme yönelmesini savunuyoruz. Ancak egemen güçlerin, sorunu ABD ve AB ile konuşarak, onların Ortadoğu stratejisine bağlanarak statükonun devamını sağlamaya çalışmaları bugün sorunun böylesi kanlı bir çatışmaya dönüşmesinin de ana nedenidir.

Sorunun halkların kardeşliği, Kürtlerle Türklerin tam hak eşitliği üstünden çözümü zor değildir. Türkiye‘de sorunun demokratik bir biçimde çözümü de kolaylaştıracaktır!!!!. Dolayısıyla bölgede demokrasinin yerleştirilmesiyle bölge halkları arasında kendi kaderini tayin hakkına saygıyı esas alan bir demokrasinin yerleşmesinde önemli rol oynayacaktır. Partimiz böyle bir çözüm için mücadele etmektedir.

Sevgili yoldaşlar;

Bu konferansı periyodik olarak sürdürebilir miyiz?

Konferansları organize edecek ve koordinasyonu sağlayacak bir komite kurabilir miyiz? Konuşmalarda yer alan yoldaşların önerilerini destekliyor ve konferansların yılda 1 defa periyodik olarak yapılmasını öneriyoruz. Bugün, hemen bazı adımlar atmak objektif olarak mümkün olmasa bile bu konuda istekli olmak bile bir ilerleme olacaktır.

Bu duygularımla konferansa başarılar diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

Nedim Köroğlu

Emek Partisi

Genel Başkan Yardımcısı

Özgürlük Dünyası 2022

Yukarı ↑